Friday, 5 May 2023


Karagöz'de Yahudi’nin Şarkısı “Andalavizo”

Karagöz oyunlarında ses ve müzik önemli bir yer tutar. Başlangıcından sonuna kadar her bölümü ile kendi içinde bir uyumu olan Karagöz oyunlarına eklenen müziğin; oyunun konusu, tipler ve genel tempo ile uyumlu olması beklenir. Yüzyıllar içerisinde Karagöz ustaları, oyunlardaki tiplere özgün şarkılar yazdıkları gibi var olan müzik dağarcığından da örnekler alıp (semailer, türküler, kantolar vb.) bunların o tiplerle özdeşleşmesini sağlamışlardır.  Ancak, Alpay Ekler’in de vurguladığı, Karagöz oyunları birer müzik dinletisi değildir. Perdeye gelen tipin şarkısı, o tipin tavır ve dil özelliklerini barındırmalıdır çünkü şarkı kimin geldiğinin ve biraz sonra neler olacağının habercisidir. 


Türk tiyatrosu ve güldürü geleneğinde Yahudi tipinin farklı şarkıları vardır. Karagöz söz konusu olduğunda da bunlardan en çok bilineni ve icra edileni Balat Kapısından Girdim İçeri’dir. Aşağıdaki bağlantıdan  dinleyeceğiniz şarkı ise Yunan Karagiozis oyunlarında Yahudi tipinin söylediği bir şarkının iki farklı türünü içermektedir. Peki bu şarkının Karagöz ile ne gibi bir bağlantısı vardır? 

https://youtu.be/IlIDX41oP1Y

On dokuzuncu yüzyıl matbu Karagöz oyunlarından örnekler içeren Letaif-i Hayal dizisinde yer alan iki oyunda Yahudi tipinin şarkısından şöyle satırlar yer alır: 

Andale vizo andale vizo

Nenu nenu nane kavizo


Ayrıca Salıncak Oyunu’nun bir çeşitlemesinde, Yahudu’nin düşüp ölmesi (ölü numarası yapması) sonrasında onu tabuta koyup götürmeye gelen Yahudiler hep bir ağızdan “Anda la vizo, anda la vizo anda la vizo, imero nane kavizo” derler.

Gerek Yunan Karagiozis oyunlarındaki Yahudi şarkısında gerekse Letaif-i Hayal’de yer alan şarkıda Ladino (Yahudi İspanyolcası-Judezmo) dilinde sözcükler bulunmasına rağmen çoğunun anlamsız ifadeler olduğu görülür. Ladino dilinde bilinen bir şarkının bozulmuş hâli olabilir ya da doğrudan Ladino dilinde şarkıları taklit niteliği taşıyor da olabilir. Şarkı sözlerinde geçen “andale vizo” ifadesi ile ilgili ise Selami İzzet Sedes’in önemli bir notu bulunmaktadır. Sedes’in kaleme aldığı bir köşe yazısı, söz konusu ifadenin ortaya çıkışını şöyle anlatır: 

“Andalavizo! Evvel zaman içinde bilmem hangi padişah devrinde, halk arasında Yahudi düşmanlığı başgöstermiş. Yollarda, kıyıda köşede, biri eline bir Yahudi geçirdi mi, basarmış dayağı. Bu hal git gide, Yahudilere eza, cefa mahiyetini almış. Nihayet saray harekete gelmiş. Duvarlara: “Müslümanlar! Yahudilere ilişmeyiniz” yollu ilânlar yapıştırılmış. Bundan sonra, Yahudiler rahat bir nefes almışlar. Yolda, bir Yahudi’nin karşısına bir Müslüman çıktı mıydı, Yahudi derhal, duvardaki ilânı gösterirmiş! “Andalavizo!” Yani “ilâna bak” dermiş. 

Yahudi Mahallesi, De Amicis Edmondo - 1883

Bazı Karagöz oyunlarında Yahudi’nin Karagöz’ü kızdırması, Karagöz’ün de onu dövmek ile tehdit etmesi ancak elini bile kaldırmamışken Yahudi’nin “eyvah yetişin adam öldürüyorlar” gibi sözlerle yaygara koparması belki bu toplumsal durum ile ilişkilendirilebilir. 

Şarkının Letaif-i Hayal'deki çeşitlemesinin kökenine dair yaptığım araştırmaya yardımları için  David M. Bunis ve Rıfat N. Bali'ye teşekkürler. 

Nazlı M. Ümit (PhD)






Sunday, 2 April 2023



An Ottoman Festival Scene on Karagöz's Stage: Buffoonery on a Jar

Nazlı M. Ümit 

During Ottoman festivities, men called tulumcular were responsible for maintaining order and safety. They used tulum (a bag made of animal skin and full of water) when they had to intervene to prevent chaos. However, they also often acted like they were a part of a pandemonium. Some of them would dress strangely and look like evil spirits. The following “göstermelik” (a kind of stage prop/decorative piece used in Karagöz plays before the performance) depicts the "tulumcular" in both cases: 

Three curcunabaz performing buffoonery

&

Two tulumcu carrying tulums 


Designed and carved by Nazlı M. Ümit, 2022 

Calf skin, 40 cm.

The above-given göstermelik represents the Ottoman festive spirit and curcuna (pandemonium) on a küp (pottery jar) which is a frequently used image and object in Turkish comedy and folklore. The inspiration for the form of this göstermelik was comedy, mime, and phlyax plays portrayed on Ancient Greek vases. 


Sûrname-i Vehbî


Sûrname-i Vehbî


A modern interpretation of the same scene by Şekip Davaz. 

However, the main source for the figures, composition and the narrative was Sûrname-i Vehbî illustrated by Levnî. Sûrname is a title used for imperial festival books and Sûrname-i Vehbî is the manuscript written by Seyyid Vehbi and illustrated by Levnî Çelebi. It is an account of the festival organised in 1720 to commemorate the circumcision of four sons of Sultan Ahmed III. 

Vehbî describes the above given scene as follows:

“Sayeban-ı vekil-i saltanat dervazesi rüfte-i ahdab-ı tulumcıyan kılınıp evvela ol ecinne süretlü, ucube hey'etlü eşhas-ı şetaret-ihtisas curcuna tabir olunur bâzi-i suhre-sazı ile bast-ı büriya-yı inbisat ve daire-i sayebanı za'feranzar-ı hande-i neşat eylediler.” 

Tulumcu men accompanying the parade and court members

Another surviving pictorial narrative of the curcunabaz or tulumcular and their performances is another festival book dating back to the 16th century. The following miniatures depicts the tulumcu and buffoonery scenes from Sûrname-i Hümayun which was written by İntizamî and illustrated by Nakkaş Osman in order to narrate the festival organised in 1842 to commemorate Sultan Murad III’s son Prince Mehmed. The festival took place in the Hippodrome of Constantinople. 





*****************









  Köylüler Evlerine Neden Kamera Taktırdı? Hayatın Olağan Akışına Aykırı Bir Karagöz Oyunu Kaynak: W. Hoenerbach Bahçe Oyunu  Karagöz ve Çel...